10 Aralık 2014 Çarşamba

PORTAKALLI FINDIKLI VE KURU ÜZÜMLÜ KEK

        Ayşe teyzemiz yazın köyde(Rize'de) yaşar. Kışın da Ankara'ya gelir. Ankara'da kendi evi vardır fakat köyden geldiğinde resmen aile tarafından paylaşılamaz. Herkes  ''bizde kal'' diye ısrarcı olur. Hele çocuklar onu çok sever. Bizim 9 aylık ufaklık bile onu bir öper bir öper inanamazsınız. Düşünün artık gerisini...E hal böyle olunca da ara ara herkese kalmaya gider. İşte yine Ayşe teyzem bize kalmaya geldiğinde yaptım bu keki. Hatta o akşam köyden başka bir dedemizi de çaya çağırdık. Çok tutuldu kekim. Denemek isteyenlere işte tarifi
Malzemeler:
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağına yakın yoğurt
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 portakal kabuğu rendesi
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un(3 su bardağı kadar sanırım)
1 çay bardağı kuru üzüm  
1 çay bardağı fındık içi


Yapılışı:
         Şeker ve yumurtayı iyice çırpıyoruz. Diğer malzemeleri listedeki sırayla ekliyoruz. Unu eleyerek ekliyoruz. Fındık ve üzümü karıştırıp 1 tatlı kaşığı una bulayarak katıyoruz. Fındık ve üzümü kattıktan sonra tahta kaşıkla karıştırıyoruz.Yağlanmış kalıba dökerek önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz.
        Ben baton kek kalıbı kullanıyorum. düz kalıpta da yapılabilir.


AFİYET OLSUN

9 Aralık 2014 Salı

 ANNEMİN MİSAFİR SOFRASI




        Annem ''Misafir dokuz bereketle gelir. Birini yer sekizini eve bırakır, gider.'' derdi. Ne kadar doğru ve güzel bir söz...
        Geçen çarşamba annemin misafirleri vardı. Aysun, ben annem hepimiz bir şeyler yaptık.

        Annemin çok sevilen peynirli böreği...Tarifi için buraya tık tık annemin böreği

..
Kabak tatlısı ve de suda pişmiş kabak...Bunlar annemden.  Gelenler akraba ve de aynı memleketli olunca yöresel tatlar tabii ki sofrada yerini alıyor. Aslında bir de mısır ekmeği ile muhlamamız vardı o gün ama onlar sıcak olsun diye masaya son anda eklendi. O yüzden maalesef resimleyemedim.   
        Zeytinyağlı kereviz ve rus salatası Aysun'dan. Rus salatasının yakından çektiğim resmi bulanık çıkmış. O yüzden burada yer vermedim.



         Haşhaşlı cevizli ekmek,tavuk şnitzel ve elmalı cevizli kurabiye benden.  tavuk şnitzeli fotoğraflamamışım maalesef. Haşhaşlının tarifi için buraya, elmalı, kruvasan şekilli kurabiye için buraya, tavuk şnitzelin tarifi için buraya 



5 Aralık 2014 Cuma

 HAŞHAŞLI CEVİZLİ ÇÖREK







Malzemeler

1 su bardağı süt
10 gr yaş maya
2 yemek kaşığı şeker
1 yumurta
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı ılık su
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un(4,5-5 su bardağı kadar alıyor)

İç malzemesi

Bir küçük kase haşhaş ezmesi,
Bir su bardağı dövülmüş ceviz,
3 yemek kaşığı şeker,
3 yemek kaşığı sıvıyağ

Haşhaşlı çöreğin yapılışı

Hamur malzemeleriyle yumuşacık bir hamur hazırlayın
20 dakika mayalanmaya bıraktığınız hamuru 2 bezeye bölün.
 Yarım santim kalınlığında açın.
Haşhaşı ceviz şeker ve yağı bir kapta karıştırıp bu yufkanın üzerine yayın.
Bir ucundan başlayıp rulo yapın.
3 parmak kalınlığında dilimlere kesip yağlanmış veya yağlı kağıt serilmş bir fırın tepsinine hafif aralıklı olarak dizin.Çünkü pişerken şişip birbirine yapışacaklar.

Yarım saat kadar tepside mayalandırıp,200 derecelik fırında kızarana kadar pişirin.



Ben bu tarifi içine haşhaşlı harç yerine nutella sürerek de yapıyorum. Çocuklar böylesini çok seviyor. 
Süz de benim gibi Nutellalı yapacaksanız  kalın bir tabaka halinde sürün. Az sürerseniz pişerken nutella kuruyacağı için içi çok az kalıyor.














3 Aralık 2014 Çarşamba

ELMALI KRUVASAN ŞEKİLLİ KURABİYE


 Her yaptığımda beğenilen ve pastaneden hazır alındığı zannedilen, görselliği müthiş bir tarifimi paylaşıyorum şimdi sizlerle...    


        
malzemeler

hamuru için:
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı eritilmiş tere yağı
1 su bardağı şeker
3,5 su bardağı un
1 su bardağı nişasta
1paket kabartma tozu

iç harcı için:
7 iri elma
1 su bardağı ceviz içi
7 yemek kaşığı şeker
1 çay bardağı kuru üzüm
1 tatlı kaşığı tarçın

üstüne
bolca pudra şekeri

yapılışı:

İç harcı için elmaları soyup rendeliyoruz. Şekeri ilave ediyoruz.
Teflon veya seramik tencerede suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
Suyunu çekince ceviz içi ve tarçını da ekleyerek biraz karıştırıp ocaktan alıyoruz. 


Hamuru için önce sıvı malzemeleri bir kapta karıştırıyoruz.
 Sonra un, nişasta, şeker ve kabartma tozunu da ekleyerek yumuşak bir hamur elde ediyoruz.
Hamurunuz cıvık ve çok yağlı olursa un ekleyebilirsiniz.
Hamuru 15 dakika dinlendiriyoruz. 
Eğer hamurun kenarlarında yağ birikiyorsa nişasta ekleyerek biraz daha yoğurulabilir. 
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alarak elimizde yuvarlıyoruz.


Merdane ile hamuru yaklaşık 10 cm genişliğinde açıyoruz. 


Yuvarlak açtığımız hamuru alt şekildeki gibi kesiyoruz. İçine harcı koyarak rulo sarıyoruz. İki ucunu kıvırarak ay şeklini veriyoruz. 





Hazırladığımız kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz. Önceden ısıtılmış fırında hafif pembeleşene kadar pişiriyoruz. Üstüne pudra şekeri serpiyoruz




AFİYETLER OLSUN

1 Aralık 2014 Pazartesi

PATLICAN KEBABI
patlıcan kebabı


         Bu tarifi aslında pek de seyretmediğim, adını bile hatırlayamadığım bir sabah programında izlemiştim. Denedim ve de beğendim. Blogumda da paylaşmaya karar verdim. Yapılışı çok kolay ve de lezzetli oluyor.
        Aslında tarifi deneyeli bir hayli zaman oldu.Resimlerini çekmiştim. Paylaşmak bu güne kısmetmiş. Genellikle yaptığım şeyleri ''bir gün paylaşırım bloğomda'' diye resimliyorum. Sonra da fırsat buldukça paylaşıyorum. İşte bu tarif de onlardan. Yaz mevsiminin belki de en sevdiğim sebzesidir patlıcan. Kızıma çizgi film açarken televizyonda, bir kanalda, patlıcan yemeği yaptıklarını görünce dikkat kesildim hemen. Ben bunu denerim diye de aklımın bir kenarına not ettim.
         Öncelikle kullanacağımız patlıcanları yıkayıp sadece sap kısımlarını ayırıyor ve de enlemesine bölüyoruz. Ben kişi başına bir patlıcan kullandım.
        Köftelik kıymamıza sadece karabiber, kırmızı biber ve tuz ekleyip karıştırıyoruz.elimizle ceviz kadar belki biraz daha büyük parçalar alarak patlıcanlarımızın genişliğinde köfteler yuvarlıyoruz. Köfteleri iki patlıcan diliminin arasına yerleştirip sıkıştırıyoruz. Köfteler iyice patıcana yapışmalı. Böylece patlıcanlar köftenin tadını içine alıyor.


          Patlıcan ve köfteyi şişe geçiriyoruz. Üzerine sıvıyağ gezdirip önceden ısıtılmış fırında 10-15 dk 200 derecede, sonra 150 derecede patlıcanlar iyice yumuşayıp pişene kadar pişiriyoruz.

         Ben makarna ve yoğurtla servis ettim. Lezzeti güzeldi. Eşim ve çocuklarım severek yedi.Tekrar yapar mıyım? Kesinlikle evet.  

       Deneyenlere afiyet olsun.

BESLENME ÇANTASI ÇÖZÜMLERİM


        Oğlumun okula başlamasıyla hayatımıza giren beslenme çantası malzemelerini paylaşmak istedim. Belki okula yeni başlayacaklara yardımı dokunur.

Peçetelerimiz

         Aslında bu beslenme örtülerini ana sınıfındayken yapmıştım oğluma. Birinci sınıfa başlarken de şimşek mc quıen ve ben tenli iki beslenme örtüsü aldım. Fakat bu örtüler daha ilk yıkamada soldu ve de eski gibi göründü. Ben de bunun üzerine ana sınıfında kullandığımız örtüleri kullanmaya devam ettim.
     


suluklarımız
     Sağlıklı olduklarına güvenemediğim için klasik okul suluğu kullanmadık hiç. Aşağıdaki suluğumuz tupperware marka. Kapaklı olması ve içilen kısmın kapak içinde olması hijyen açısından hoşuma gitse de su içinde biraz fazla süre içinde kalınca koku yapıyor. Bizim okulumuz da tam gün olunca bu durum kaçınılmaz oldu tabii. İçine yarısına kadar koyuyorum ve bitince oğlum sınıftaki sebilden dolduruyor tekrar.

        Bu da Novacolor marka çelik mataramız. Yukarıdaki suluğa alternatif olarak aldım. Termos özellikli olduğu yazıyordu ama maalesef öyle değil. Çünkü tek katlı çelik kullanılmış.Üstelik de kapağı kısa sürede yırtıldı ve çıktı. Mataranın boyu da uzun olduğundan beslenme çantasına sığmıyordu. Şimdi okul için  pek de kullanmıyoruz.

        Aşağıdaki çelik mataranın markasını hatırlamıyorum. Hakan Çantanın ürünlerindendi sanırım. Termos özellikli olan bir matara. Ama oğlum bunun iç  kapağından bir türlü üstüne dökmeden su içemedi. Dış ve iç kapakların ikisini de açarak içmesi gerekiyordu. Haliyle okul için kullanımı pratik olmadı. Su için değil ama meyve suyu, komposto veya süt koyarak beslenme saati için bazen kullanıyoruz. 

        Bu suluğumuz da tupperware marka. Kapağı döndürülerek açılıyor. Kesinlikle koku yapmıyor. Ama okul için bu da kullanışlı gelmedi. Şimdi bu suluğu ben kullanıyorum. Doldurarak evin her yerine taşıyorum.


         Aşağıdaki yine Novacolor marka bir suluk. Kullanışlı ve de az yer kaplayan bir suluk.Kullanımından memnunuz.



Beslenme kaplarımız
        1.)Coolgear marka beslenme kabı. Ayrı çatal-bıçak bölmesi, kapağın altında soğutucu kısmı var. İçi de resimde görüldüğü gibi üç bölmeli. Çok kullanışlı gibi görünse de öyle değil. Kesinlikle yatay kullanmanız gerekiyor. Dik koyarsanız bölmelerin içindekiler birbirlerine karışıyor. Beslenme çantası için uygun değil. 


        2.)Çok uygun bir fiyata aldığım bu beslenme kabı en kullanışlı olan kabımız kesinlikle. Hem az yer kaplıyor. hem de bölmelerdekiler ara bölme sayesinde birbirlerine karışmıyor.




                                                   

       3.) Bu beslenme kabımız da tupperware marka. Çok kullanışlı değil. Sadece sandviç ve tost için kullandım bir kaç kere. Büyük olduğu için çok yer kaplıyor.

 ,



        4.)Çok kullanışlı olan beslenme kaplarımızdan biri de bu kesinlikle. Gittigidiyordan almıştım.Bölmeleri çok. Küçük bir kap olmamasına rağmen çok yer kaplamıyor. Yiyecekler birbirine karışmıyor. Dikey de yatay da beslenme çantasına sığıyor.
                            


       5.) Bu da tabii ki oğlumun çok sevdiği ve sık kullandığımız beslenme kabımız. Üstelik kullanışlı ve her bölmenin ayrı kapağı var.üstünde ayrıca koruyucu bir kapak daha var. Bazen en üst kapağını kullanmıyorum bile. İç kapaklar kendiliğinden açılmıyor. Oğlum kapakları kolaylıkla açıp kapatıyor.





         6.)Bu beslenme kabımız da Tupperware'den. Bu da çok kullanışlı  bir set. Daha yeni adık ve zevkle kullanmaya başladık.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...