9 Mayıs 2014 Cuma

''BAHAR'' Sen Ne Güzel Bir Şeysin!

      Dün bebeğimizin aşısı için dışarı çıktık. Dönerken salına salına yürüyerek eve döndük miniğimle. Malum evde biri 3 aylık biri 23 aylık iki bebek olunca üstelik havalar da genelde yağışlı olunca dışarı çıkmak biraz güç oluyor. 
     Dün eve dönüşte ''Tüh yaa bu sene baharı evde geçirdim resmen.'' diye hayıflanırken buldum kendimi.
     Ben tüm mevsimleri ayrı ayrı severim. Kışı ağaçların gelin olmuş  halleriyle(kar yağınca ''ağaçlar gelin oldu'' derim ben...), giymeyi çok sevdiğim çizmeleriyle, yorgana sarılıp uyumasıyla, sıcak bir şeyler içtiğimde içimin de ısınmasıyla severim . Sonbaharı daldan düşen sarılı-kırmızılı yapraklarıyla, yapraklara basınca çıkan hışırtılı sesiyle, rüzgarıyla, yağmuruyla severim. Yazı güneşiyle, kemiklerime işleyen sıcağıyla, bol bol yediğimiz dondurmasıyla, akşam yaptığımız yürüyüşleriyle severim. Ya baharı...
     Baharı ayrı severim. Sanki doğayla birlikte her şey canlanıverir , renkleniverir birden.. Sabah kuş cıvıltılarıyla uyanmak bana cennetteymişim gibi hissettirir. Ağaçların tomurcuklanıp çiçek açmalarını dört gözle beklerim. Çocukluğumdan beri çiçeklerin her çeşidine bayılırım. Her bir çiçeğe baktıkça ''ALLAH'ım ne de güzel yaratmışsın.'' demekten kendimi alamam. Her şeyin çiçeklisini severim.Hele erguvanların görselliği beni bitirir. Ah İSTANBUL baharda ne de güzel olur.Şimdi her yer lalelerle süslenmiştir.Bu baharda gitmek nasip değilmiş. Ha bir de bahar deyince oğlum s.eymenin de çok sevdiği çilek unutulmamalıdır. Allahım o ne güzel kokan, leziz bir meyvedir. İnsanın yedikçe yiyesi gelir.
      Nerede bir çiçek görsem hemen resmini çekerim. İşte dün de öyle oldu. Aşıdan dönerken bir sürü resim çektim yine. Şimdi sizi o resimler ve de daha önce çektiklerimle baş başa bırakıyorum.

      Güller favori çiçeklerim. Gerçi çiçek olup da favorim olmayan çiçek de yok sanırım :)) Güllerin tamamı benim oturduğum mahallenin park ve bahçelerinden...






        Bu resimler de benim oturduğum semt olan Subayevleri'nin park ve bahçelerinden...








              Ortancalar... .Bu resimleri İstanbul'da annemlerle boğaz turu yaparken duraklayıp yemek  yediğimiz Anadolu Kavağı'nda çekmiştim. Ne güzel bir gündü....





      Bu erguvan ve çiçekli ağaç resimleri TAİ lojmanları'nda çekildi. Fatoş'umu  ziyarete gittikçe çekmiştim geçen yıllarda. İlk ve sonbaharda orası pek güzel olur.






   
      Hmmmm...Çilek... Baharın en güzel yanlarından biri. Bu resimler Rize'den, köyden. Geçtiğimiz yıllarda Ayşe teyzemiz küçük bir çilek bahçesi yapmıştı. İlk resimdeki minik olanlar dağ çileği... 





     Bu güzelim çilekleri ise dün akşam Adem Eniştemiz manavdan alıp getirmiş. Birlikte afiyetle yedik. Aksam florasan ışığıyla renkleri bi tuhaf çıkmış ama hem görüntüleri hem lezzetleri harikaydı.
                     


     Bu resimleri ise (sanırım üç hafta önceydi) Aysun ve Dursun Ali'yle gittiğimiz Gölbaşı pikniğinde çekmiştim.Böylece yılın ilk pikniğini de yapmış olduk.Hava bi açtı bi kapandı ama yine de çok güzeldi.



















8 Mayıs 2014 Perşembe

ROTA VİRÜSÜ


     Daha dün doğmuştu sanki. İşte üç aylık oldu bile...
     Dün bebeğimizin üç aylık kontrolü vardı. Bebeğimizi ölçtürdük, tarttırdık :)) Rota virüsü aşısını da yaptırdık. Tabi daha öncesinde bir araştırdım neymiş bakalım bu rota virüsü diye.Malum Türkiye'de bu aşı yeni uygulanmaya başlandı, aşı takviminde bulunmuyor ve de devlet karşılamıyor. Üstelik de pahalı bir aşı...
 

Rota Virüsü Hastalığı
  • Rota virüsü akut ishalle seyreden  bulaşıcı, tekrarlayıcı ve viral bir hastalıktır.
  • Gıda yoluyla, solunum yoluyla veya rota virüsü bulunan bir bebek/çocuğun dışkısına yakın temas yoluyla bulaşır.
  • Daha çok Mayıs ve Haziran aylarında görülür. 
  • Çoğunlukla bebeklerde ve 5 yaşına kadarki çocuklarda görülür. Bebek ve çocuklardan yetişkinlere de bulaşabilir.
  • Hastalık 3-8 gün arası yoğun sulu ishalle seyreder.
  • İshalin yanında karın ağrısı, kusma, halsizlik ve kilo kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir.
  • Rota virüsünden korunmanın en temel yolu hijyen kurallarına uyulmasıdır. 
  • Hastalığın tedavisinde ishal ve kusma giderici ilaçlar etkili olmazlar. Tedavide önemli olan kusma ve ishalin sebep olduğu dehidratasyonun(vücudun susuz kalmasının) önüne geçilmesidir. Beslenmeye dikkat edilmeli ishali tetikleyecek gıdalar ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Hastalık ilk bulaştığında ve de bebeklerde çok daha ağır geçer. Anne sütü alan bebeklerde sütte bulunan antikorlar sayesinde daha hafif seyreder. Hastalık sırasında emzirmeye devam etmek esastır.
  Rota Virüsü Aşısı
  • Rota virüsü aşısı hastalıktan korunmanın en temel yollarından biridir.
  • Türkiye ve dünyadan bir çok çocuk doktoru aşının herhangi bir yan etkisinin olmadığını onaylamıştır.
  • Rota virüsü aşısı çocuklara bebekken yapılmalıdır.
  • Aşı iki aylık periyotlarla toplam iki veya üç doz olarak uygulanır.
  • Aşı enjektöre çekilerek  oral yolla(ağızdan yutturularak) uygulanır.
     Aşının enjektöre çekilip ağıza damlatılarak uygulanması en çok hoşuma giden yanıydı. Aşının herhangi bir yan etkisini de görmedik. Allah hepimize çocuklarımızı sağlıkla büyütmeyi nasib etsin.
DOĞUMDAN ÖNCE HAZIRLADIĞIM İKRAMLIKLAR

     Oldum olası misafirlerime hazır şeylerle ikramda bulunmayı sevmem. İşte bu yüzden ne yaptım ettim doğuma 2-3 gün kala kolay bayatlayıp bozulmayacak ikramlıklar hazırladım. Böylece hem hastaneye hem de doğumun hemen sonrasında eve gelecek ziyaretçilerimize ne ikram ederim derdini ortadan kaldırdım :))
   

gül kurabiye
gül ve kokostar kurabiye
   

    En gözde ikramlıklarım gül ve kokostar kurabiye. hmmm nefis görünüyorlar değil mi? aslında kokostar kurabiyenin üstüne çikolata sosuyla desen yapılıyor ama ben daha önce yapıp sevmedim. Bu yüzden çikolata sosunu yapmadım. Tarifleri için buraya ve buraya tık tık.



top cezerye



 Bunlar ise benim sıkça yaptığım ve de çok sevdiğim top cezeryelerim. Doğumdan tam da bir gün önce yapılmış bulunuyorlar. Kakaolusuda harika oluyor ama ben bu sefer sade yaptım. Tarifi için buraya tık tık.






puf poğaça
     Yandaki poçalarım ise her zaman kusursuz bir şekilde yumuşacık olan puf poça. Ben bu tarifi hazırlayıp oğlum için buzluğa atıyorum. beslenmede hamur işi günü olunca buzluktan çıkarıp beslenmesine koyuyorum.Yarım saatte çözülüyor ve yenicek kıvama geliyor. Aynı şekilde misafirlerime de çıkarıp teflon veya seramik tavada ısıtıyorum. Tazesinden farkı olmuyor.Tabii ki bu poğaçalar da buzluktaki yerini aldı.Tarifi için buraya tık tık puf poğaça tarifi
elmalı tart

     Çok sevdiğim elmalı tartımı doğumdan sonra kurabiyelerim bitince ikramlık olarak hazırladım. Tabii ki nefisti  :)) . Doğum öncesi hazırlamadım ama sonuçta doğum sonrası aynı amaç için yaptım.Tarifi için buraya tık tık.
TARİFLERİM-5

Elmalı Tart
elmalı tart

Malzemeler
250 gr yumuşak margarin
2 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
3 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
İç Harcı
4 elma 
1 çay bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı tereyağı
1 çay bardağı iri kıyılmış ceviz
1 tatlı kaşığı tarçın
Üstüne
1 yumurta sarısı
bal

Yapılışı
  • Unu havuz yaparak diğer malzemeleri ortasına koyun.
  • Önce ortadan başlayarak yavaş yavaş kenarları içe alarak yoğurun. Eğer  un az geldiyse eklenebilir.Ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edilince yoğurma tamamlanmış demektir.
  • Hamuru nemli bir bezle örterek 15-20 dakika dinlendirin.
  • Ayrı bir yerde elmaları soyup küp doğrayın. tencereye alıp tozşeker ve tereyağıyla 5 dakika pişirin. Ceviz ve tarçını ekleyerek ocaktan alın.
  • Hamurdan elma büyüklüğünde bir parça ayırın.(Bu parçayı üstüne kafes yapmak için kullanıcaz.)
  • Diğer hamuru tartı pişireceğiniz kalıp büyüklüğüne gelinceye kadar merdaneyle açın ve kalıba yerleştirin.
  • Harcı hamurun üstüne eşit bir şekilde yayın.
  • Daha önce ayırmış olduğunuz hamurdan kalem kalınlığında ve kalıbınız boyunda fitiller yaparak harcın üstüne yerleştirin.
  • Fitillerin üstüne yumurta sarısı sürün.
  • 170 dereceye ısıtılmış fırında üstü kızarana dek pişirin.
  • Fırından alıp ilk sıcaklığı çıkınca tartın file kısmına yumurta fırçası ile bal sürün. aralarına hindistan cevizi serpebilirsiniz.
aafiyet olsun

Elmalı tatları seviyorsanız bu da hoşunuza gidebilir
elmalı kruvasan şekillikurabiye

TARİFLERİM-4
Top Cezerye
top cezerye

malzemeler
1 kg havuç
2 paket petit beurre bisküvi (tercihen kakaolu)
125gr margarin/tereyağı
2 bardak şeker
1 paket vaniya
1/2 su bardağı ceviziçi
limon kabuğu rendesi
Üstüne
bolca hindistan cevizi
Yapılışı:
  • Havuçları yıkayıp rendeleyelim. Büyükçe bir tencerede şekerle birlikte havuçlar suyunu bırakıp çekinceye ve iyice yumuşayana kadar pişirelim.
  • Ocağı kapatıp tereyağını, vanilyayı, limon kabuğu rendesini  ve irice parçalanmış cevizleri ekleyerek iyice karıştıralım. Böylece ilk sıcaklığını da atmış olur.
  • Bisküvileri iri iri parçalayarak karışıma ekleyip çok ezmeden karıştıralım.
  • Elimizin dayanacağı sıcaklığa gelmiş olan karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar alarak yuvarlayalım.İsterseniz daha küçük de yapabilirsiniz. Ben bu boyutuyla muffin kağıtlarına koyuyorum.sunumu daha güzel oluyor.
  • Yayvan bir tabağa bolca hindistan cevizi koyalım. Yuvarladığımız  top cezeryelerin heryerini hindistan cevizine bulayalım. 
  • Düz bir tabağa veya tepsiye yan yana koyduğumuz cezeryeleri şekillerini mühürlemek ve korumak için buzdolabına kaldıralım. Bir kaç saat sonra sunuma hazır...
püf noktaları: 
  • Bisküvileri elinizle parçalarken çok ufaltmayın. Cevizler de aynı şekilde çok minik olmasın. Zira yerken bisküvi ve cevizler dişe gelince daha leziz oluyor.
  • Eğer yapınca hemen tüketmeyecekseniz limon kabuğu koymayın veya çok ince rendeleyin. Çünkü  limon kabuğu bekleyince taş gibi sertleşebiliyor.
  • Cezeryelerinizi muffin kağıtlarına koyarak veya üzerlerine boncuklu kürdan batırarak servis yaparsanız görselliği çok daha güzel olur ve ekstra beğeni toplar :))
  • Güzelce yuvarlayarak hazırladığınız cezeryelerinizin şekillerinin bozulmasını istemiyorsanız  yapar yapmaz üstüste koymayın. Yayvan bir kaba koyup buzdolabında bir kaç saat beklettikten sonra servis yaparken üstüste koyabilirsiniz. 

6 Mayıs 2014 Salı

TARİFLERİM-3

Puf Poğaça Tarifi


Bu iyinin de iyisi kusursuz poğaçadan tatmak isterseniz işte malzemeler!

Hamur İçin Malzeme:
1 paket yaş maya
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı sıvı yağ 
1 şişe sade soda
4 tatlı kaşığı şeker
2 tatlı kaşığı tuz
aldığı kadar un
üzeri için 
1 yumurta sarısı,tercihen susam,çörekotu ya da haşhaş…
İç Malzeme:
2 adet orta boy çiğ patates
1 adet orta boy soğan
göz kararı (damak tadınıza göre) tuz,karabiber,kırmızı tatlı biber
Yapılışı:
Geniş bir kapta ılık süt ve şekerle mayayı eritin
Ardından sıvıyağ,soda ve tuzu ekleyin hepsini karıştırırken yavaş yavaş un ekleyip  yoğurmaya başlayın
Kulak memesi kıvamında bir hamur elde edene kadar un akleyerek yoğurmaya devam edin.
 Hamuru hava almayacak şekilde üzerini kapayarak (tercihen karanlık bir yerde) 20 dakika kadar dinlendirin..
Dinlendirme işleminin sonunda  ekmek hamuru kıvamında ama ele yapışmayan çok da kabarmamış bir hamur ortaya çıkacak ..
   iç malzeme:Tavaya çok az zeytinyağı koyarak önce rendelediğiniz soğanları biraz kavurun hemen ardından yine haşlamadan rendelediğiniz patatesleri atıp kavurmaya devam edin.Ben kavrulduklarında hafif de su gezdiriyorum su patatesi hafifçe haşlayıp hoş bir kıvam çıkarıyor..
Patatesler öldüğünde tuz,karabiber ve tatlı toz kırmızı biberi ekleyip karıştırın ve malzemeyi soğumaya bırakın… 
Hamurdan küçük toplar koparıp,avuç içinizde açın,içine malzemeyi koyup kapatın, yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizin,üzerlerine yumurta sarısı sürün ..
Üzerini çörekotu, haşhaş veya susamla süsleyebilirsiniz..Tepsi mayasının gelmesini bekleyin.
170 derece önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.
TARİFLERİM-2

gül kurabiye



     Görünümüyle herkesi size ve kendine hayran bırakan tadıyla da bu hayranlığı perçinleyen çok leziz bir kurabiye. E hadi ne duruyorsunuz!. Kolları sıvayın :))
Malzemeler:
2 adet yumurta
250 gr margarin
1 su bardağı pudra şekeri
400 gr mısır nişastası

Yapılışı :
 Malzemeleri karıştırıp kurabiye hamuru haline getirin. Bir merdane yardımı ile hamuru açıp çay bardağı ile daireler kesin. Üç tane daire şeklinde hamuru üst üste koyarak rulo yapın. Bıçakla ortadan kesip gül şeklini verin. 160 derece fırına sürüp üzeri çok pembeleşmeden alın. Pudra şekeri serpiştirerek servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun…


Not:Ortasına badem veya fındık batırabilirsiniz. ben hamuruna portakal kabuğu rendeleyerek yaptım. süper oldu.
TARİFLERİM-1

KOKOSTAR KURABİYE


     İçi hindistan cevizi dolgulu, bol beğeni toplayan  nefis bir kurabiye tarifi. Deneyin pişman olmayacaksınız...
     Resimde soldaki gül şekilli kurabiyenin tarifi için buraya tık tık.

     Gelelim şimdi kokostar kurabiyenin tarifine...

Malzemeler
1 paket Oda sıcaklığında margarin
1 su bardağı pudra şekeri
2 Yemek kaşığı kakao 
2 Yumurta.(birinin akını ayır)
1 Paket kabartma tozu 
1 Paket vanilya
Aldığı kadar un.
İç Malzemesi
1,5 su bardağı hindistan cevizi
1 Yumurta akı
3 Yemek kaşığı pudra şekeri
2 Yemek kaşığı süt
Üst Süsleme
 1 kaşık nişasta
1 kaşık kakao
1 kaşık Şeker
                                                                      1 su bardağı süt

Yapılşı
Un hariç hamur  malzemelerini karıştıralım.
Unu azar azar ekleyerek yumuşak bir hamur elde edelim.
 Ayırdığımız yumurta akı ve iç için  kullanacağımız malzemeleri birbiri ile karıştıralım. 
Hamurdan küçük parçalar alıp yuvarlayalım elimize yayalım . 
İçine hindistancevizli malzemeyi yerleştirip kapatalım.
Kapalı yeri alta gelecek şekilde yağlı kağıt serili tepsiye dizelim.
Önceden ısıtılmış 170 ° fırında 20-25 dakika pişirelim. 
Üst süsleme için  çikolata sosu hazırlayıp soğutalım.
Fırından çıkan soğuyan kurabiyeler uzerine çikolata sosla şekiler vererek süsleyelim.



PEMBE KREASYON'DAN BLOGUNU SÖYLE PAYLAŞALIM

     Blog dünyasıyla bundan 8 sene önce ilk çocuğuma hamileyken ve doğum hazırlıkları yaparken tanıştım. Doğum çantamı hazırlarken bu konudaki bloglardan çok faydalandım. İşte tee o zaman blog yazmaya karar verdim. Hep bir gün blog yazmaya başlayacağımı biliyordum ama kısmet bu zamanaymış. Köprünün altından çook sular aktı. Ben üçüncü çocuğumu da doğurdum ve ne tesadüftür ki ilk blog paylaşımım doğum hazırlıkları üzerine yazdığım yazım oldu. Artık hayata dair her şey, el emeklerim, yaratıcılığımı kullandığım her şey, çocuklu hayat üzerine yazılar paylaşmayı planlıyorum. Blogum bir konuya spesifik bir blog olmayacak. Her telden birşeyler paylaşacağım Allah'ın izniyle...
       Blog dünyasında gezinirken gördüm ve hemen paylaşmak istedim. Benim gibi yeni bloggerlara faydası olabilir. Blog paylaşım etkinliği...
      GELİN BİR OLALIM.
     http://scldrn.blogspot.com.tr/2014/05/blogunu-soyle-kesfedelim.html

1 Mayıs 2014 Perşembe

BEBEK ANI DEFTERLERİMİZ
     Bebek anı defteri benim en sevdiğim bebek eşyalarından. Malum ki bebek büyür anıları kalır. Üstelik bir defter tutarsanız hepsi derli toplu olur. İlerde açıp baktıkça o güzel günlerini hatırlamak, hatta ve hatta unutmayacağınızı düşündüğünüz şeyleri unutmuş olduğunuzu anlamak için birebirdir anı defterleri...
     İlle hazır alınmış süslü püslü bir defter olması gerekmez bence. Eliniz yatkınsa ve yapabilecekseniz kendiniz hazırlayın derim ben. Cümlenin gidişinden anı defterlerimizi benim hazırladığımı sanmayın sakın. İsterdim ama hazırlayamadım maalesef. İnternetten hazır satılanlarından aldım üç çocuğuma da...
     Erkeklerinkiler birbirinin aynısı. Kızıma farklı bir anı defteri aldım.

     Allah her birimize mutlu yazılar yazsın, mutlu anılarımız olsun inşallah...

Bu da ilginizi çekebilir bebek şekeri ve hatıralıklarımız
BEBEK ŞEKERİ VE HATIRALIKLARIM
hoş geldin bebek



     Bebek şekerleri bebeklerin tatlı dünyasını yansıtan şirin şeyler bence. Üstelik ziyarete gelenlerin de çok hoşuna gidiyor. Hele el emeğiyse daha bir değerli oluyorlar bana göre. İşte böyle düşündüğüm için bebek şekerlerimi kendim yapıyorum. 
    ilk çocuğumda doğum, beklenen tarihten 20 gün öncesinde olunca böyle bir hazırlık yapamamıştım. Hazır çikolata ile idare ettik. İkinci doğumumdan önce İstanbul'a annemleri görmeye gittiğimde Eminönü'den bebek şekeri alış-verişini yapıp Ankara'ya döndüğümde bir nefeste bebek şekerlerimi hazırlamıştım. Çok da beğenildiler. Bebek şekeri dediğime bakmayın aslında şekerleri yoktu, lavantalıydılar. Sepetini satın almayıp evdeki sepetlerimden birini pembe kurdeleyle süsleyerek hazırlamıştım. 




Şimdilerde ise bebek şekeri koymak için kullandığım bu sevimli sepet ilaç kutusu olarak hizmet veriyor.


    Üçüncüde ise artık bu son diyerek biraz abarttım üç farklı bebek şekeri hazırladım. ''Aklımda kalmasın, yapamadım demiyim.''dedim. :))  Şeker  malzemelerini internetten aldım maalesef ki. Çünkü İstanbul'a gittim ama Eminönü'ye gidemedim. Aslına bakarsanız bu sefer bebek şekeri hazırlamayı planlamamıştım. Taa ki eşim ''Zeyneb'e bebek şekeri yapmıştın, buna da (son ana kadar isim konusunda kararsızdık)  hazırlamıycak mısın?'' diyene kadar.Ben bu gazla bir başladım, işte sonuç bu:




                                     




      bu yazımı beğendiyseniz bir de buna bakın bebek anı defterlerimiz
İKEA CİCİLERİM GELDİİİ


    İnternet alış-verişinin en sevdiğim yanı teslimatın gelip de benim kutuyu açmaya başladığım an kesinlikle. Siparişi verip beklemesi de güzel ama kutuyu elime aldığımdaki mutluluk ve heyecan başka :)  Paketi öyle hızlıca  ve heyecanla açıyorum ki, sanırsınız, hiç beklemediğim bir yerden beklemediğim bir şey gelmiş. İşte dün de öyle oldu. 
    Eveeet. Bakıp bakıp almayı planladığım ikea cicilerim geldi sonunda. Aslında çerçevelerin kalitesinden bir  türlü emin olamamakla birlikte fiyatı çok makul olduğu için dayanamayıp aldım sonunda. Hem de üç tane...
    Neler aldığıma bir bakalım:

    Üç farklı çerçeve aldım :)  Antremizde tam da giriş kapısının karşısında olan duvarıma çerçeve dekorasyonu yapmayı planlıyorum. Tabii bu planım evi değiştirme durumuna göre belki yeni evimize nasip olur. Durumumuz daha kesinleşmediği için acele etmiyorum.Kalitesinden emin olamadım demiştim ama plastik olmasına  rağmen çerçeveler çok güzel görünüyorlar.
    A bir  de ayaklı çerçevem vardı. Bu çerçeve çift taraflı kullanılabiliyor.Çocukların odasına alacağım rafa koymayı planlıyorum.



  
 




Bu dantel desenli saksılarım saksı olmaktan başka bir amaçla kullanılacak. Ayıla bayıla seçtim. Çubuklu bebek şekerlerimin sunum kovası olacaklar, uygulayınca postunu yayınlarım inşallah.
(bakınız bebek şekeri ve hatıralıklarım )









    Aslında hiç aklımda yoktu bu tabakları almak ama İkea'nın sitesinde gezerken görüp aşık oldum bunlara. Mum tabağı olarak satılıyorlar kendileri  ama ben tabii ki  mum tabağı olarak kullanmıycam. Altına dantelli kağıt serip servis tabağı yapıcam, sabırsızlanıyorum. Eğer servis tabağı olarak kullanımını sevmezsem o zaman da içine peçete transferi yapıp duvarıma asarım diye düşünerek sipariş ettim.(bu arada daha önce peçete transferi de hiç yapmadım)


    Evet sonunda alış-verişimin başlangıç sebebi  ve de en gerekli olan parçasına geldi sıra. Bunlar oğlumun bir hayli çoğalmış olan artık nereye koyacağımı şaşırdığım hikaye kitaplari için. Bizim büyük oğlan 1. sınıfa başladı bu sene. Okula başlamadan önce de bir sürü hikaye kitabımız vardı. E tabii okulla birlikte hikaye kitaplarının miktarı iyice arttı. Ben de sürekli durdukları yerden kayıp düşmelerini önlemek için böyle bir çözüm buldum. Bir tane daha olsaydı daha iyi olurmuş. Hala dışarıda kalan hikaye kitaplarımız var. Artık onları da yakın zamanda almayı planladığım rafa koyacağım sanırım.

    Herkese mutluluk dolu günler diliyorum...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...