4 Mayıs 2015 Pazartesi

EL YAPIMI BARBİE ÇANTALARI


Bunlar benim kızımın bebeklerinin elbiselerine uygun yaptığım  çantalar...

umarım beğenirsiniz

30 Nisan 2015 Perşembe


EL YAPIMI BARBİE KIYAFETLERİ

Çoraptan yaptıklarım






Bu kıyafetler yapımı en kolay barbi kıyafetleri. 


Yukarıdaki kıyafet elbise veya tunik olarak kullanılabilir. Yapımı çok basit. Çorabın uç kısmına yaka ve kollar için kesikler atıyoruz.  lastik kısmından da kol keserek kıyafete ekliyoruz. Sökülmemesi için kestiğimiz kısımların etrafını dikiyoruz. Hepsi bu...






Yukarıda aynı parçanın hem kısa yelek hem kısa bluz olarak kullanımını görüyorsunuz.

29 Nisan 2015 Çarşamba



EL YAPIMI BARBİE KIYAFETLERİ

pembe kombinler






Aslında bu merakım annem sayesinde hortladı diyebilirim. Üç yaşındaki kızım oyuncaklarıyla bu aralar çıplak oynamayı seviyor ve hep onları soyuyor. Kadın vücuduna sahip olan bu bebeklerin orda burda olması annemi rahatsız etti. Ben de bebeklere kızımın çıkaramayacağı kıyafetler diktim. Sonra bu fikir(kızımın bebeklerine içi dolu bir gardrop hazırlama fikri) aklıma geldi. :)) Şimdi eskiyen, kullanmadığımız,bir kenarı yırtılıp kullanılamayan eski kıyafetlerimiz tekrar değerlendirilmiş oldu.

 Bu fikri uygulamaya başlamam öyle hemen olmadı tabii.Önce ''uğraşabilir miyim?''diye düşünüp hemen başlamadım. Malum evde iki küçük çocuk var. Sadece onlar uyurken yapıyorum bu kıyafetleri. Anca günde iki- üç parça yapıyorum. Ama yaptıkça da hoşuma gidiyor. Bana bir nevi terapi oldu diyebilirim.

Bu posttaki kıyafetlerin tamamında penye ve tül kullandım. Penye kumaş bebek kıyafetlerinde avantaj oluyor çünkü esnek olduğu için giydirip çıkarması kolay oluyor.

.şimdi sizi yaptığım kıyafetlerin görselleri ile baş başa bırakıyorum. Kıyafetlerin kalıplarını postun en altında paylaşıyorum. Yapmak isteyenlere duyurulur



Üstteki iki elbiselerle, alttaki şortlu takımın ceketi ortak kullanılabiliyor.









Aslında ben kalıp kullanarak dikmiyorum. Kumaşın üstüne direk bebeği  ya da daha önce diktiğim bir kıyafeti koyup çiziyorum. Aşağıdaki kalıpları yapmak isteyenlere fikir versin diye sonradan çizdim. Yalnız bu kalıplara dikiş payı koymayı unutmayın. Benden söylemesi.









beğendiğinizi umuyorum. yorum bırakırsanız sevinirim

28 Nisan 2015 Salı

ÇOCUK VE OYUN

Çocukluğumda Barbie bebekleri çok severdim. Hala da seviyorum. Tabi ben çocukken gerçek Barbie bebeğim olmadı hiç. Onların taklitleri olan plastik bebeklerle oynardım. 
İlkokula giderken arkadaşlarımın  orijinal Barbie bebeklerine elbiseler dikerek ilk paramı kazandım. Tabii o zaman asıl amaç para kazanmak değil benim sahip olamadığım gerçek Barbie'lerle biraz oynayabilmekti. Arkadaşlarım elbise diktiğim süre boyunca bebeklerini bana bırakırlardı. Böylece ben de onlarla oynayabilirdim.

Barbie bebekler hakkındaki tartışmalardan tabii ki haberdarım. Çocukların güzellik algısı ve psikolojileri üzerinde dendiği gibi bir etki bıraktığını biraz yadsıyorum. Güzellik algısı barbie ile oynamasa da televizyonlar ve toplum tarafından yeterince dayatılıyor. Barbielerin vücut ölçüleri gerçekçi değil evet. Kusursuz güzellikleri var. Pek çok aksesuar ve lüks eşyaları var. Zaten onu güzel ve oynanır yapan da bu bence.

Bırakın çocuklarınız her şeyle oynasınlar.  Yeter ki dozunu kaçırmasınlar.  Oynadıklarının bir oyuncak olduğunu düşündükleri zaman bir sorun olmayacaktır. Barbie'den daha büyük tehlikeleri olan şeylerle oynuyorlar. Tabletler telefonlar bilgisayarlar çocuklarımızın elinden düşmezken nedir bu barbie düşmanlığı anlamıyorum.  En azından hayal güçleri gelişiyor. Hatta bebeklerine kıyafetler , eşyalar, evler yaparak üretkenlikleri gelişiyor. Üstelik bir bayanın estetik duygusunun  gelişmiş olmasının (aşırıya kaçılmadığı taktirde) pek de zararlı olduğu fikrinde değilim. Çocuk neyi görüyorsa neyi yaşıyorsa onu oyunlaştırır. Eğer cinsel içerikli televizyon yayınlarından, bilgisayardaki cinsel içerikli resimlerden uzak tutuyorsanız, doğru bir güzellik algısı oluşturduysanız, onunla oynayıp nasıl oynaması gerektiği konusunda rol modeli oluyorsanız bu oyuncaklardan çok da korkmaya gerek kalmıyor bence...

Benim oğlum sekiz yaşında. Önce silah, tabanca gibi oyuncaklarla oynamaması konusunda kararlılık gösterip almamayı düşünüyordum. İlk tabanca oyuncağı da hediye geldi zaten. Hatta içimden bayağı da söylendim ''böyle hediye olur mu'' diye... Sonra baktım ki bayağı sevdi bu oyuncağı. Silahın ne olduğu ve ne işe yaradığı, insan öldürmenin yanlış bir şey olduğu ve yalnızca oyunda hoş görülebileceğini anlattıktan sonra onu serbest bıraktım. Şimdi tabanca ve silahları yine var fakat gözde oyuncağı değiller tabii ki. Arada-sırada oynadığı oyuncaklar olmakla sınırlı kaldılar.

Çocuklarıma oyuncak alırken eğitici olmalarına özen gösteriyorum elbette, ama bence eğitici oyuncaklarla birlikte sadece eğlendirici oyuncakları da olmalı. Sevdikleri ve vakit geçirmekten hoşlandıkları oyuncaklardan zarar gelmez. Çocuk sadece eğitici oyuncak/oyunlarla değil yeri gelir gerçek mutfak eşyalarıyla da oynar, annesi veya babasının eşyalarıyla da oynar. Oyunun sınırı yoktur. Çocuk oyunla önce kendini, sonra başkalarını sonra da dünyayı çözümler, özümser...

Bu aralar kızıma, ileriye yönelik bir sürpriz hazırlamayla uğraşıyorum. Tahmin ettiğiniz gibi Barbielerle ilgili.Kızım daha üç yaşında. Tabii ki barbie ilgisini çekmiyor henüz. Buna rağmen üç tane barbisi var. Biri benim bayağı büyükken harçlıklarımı biriktirip aldığım, tabii ki o yaşta oynamadığım sadece saklayıp bu zamana kadar yeni sahibini bekleyen  Barbim...

Tabi kızım şu an oynamadığı için kaldırıyorum onları. Ara sıra alıp oynuyor.  Geçenlerde kızımın barbilerine  kıyafetler dikmeye başladım. Bir de gardolap yapmayı düşünüyorum. Yedi-sekiz yaşına kadar saklayıp hoş bir sürpriz olarak ona hediye etmeyi düşünüyorum.Daha şimdiden bir sürü kıyafet  ve çanta hazırladım bile.
Sizinle kızıma yaptığım bu kıyafetleri paylaşıcam ama bu bir yazı dizisi olacak. Çünkü hepsini bir arada paylaşmam pek de kolay olmayacak.
Takip edenler ve kız çocuğu olanlar, dikiş dikmeyi sevenler: duyduk- duymadık demeyin, yarın yaptıklarımı paylaşmaya başlıyorum


27 Nisan 2015 Pazartesi

AMİGURUMİ PEMBE PANTER

Pembe panter benim çocukluğumun çok sevdiğim çizgi film karakteriydi.
Bu pembe panteri de görünce "Mutlaka yapmalıyım" dedim kendi kendime.
 Amigurumiye de el atmasam olmazdı ama dimi yaa...
Amigurumi örülmüş ve içi doldurulmuş bebeklere verilen isim oluyor. 
O kadar tatlılar ki anlatamam. 
Ben bu pembe panteri "Amigurumi Aşkına" isimli blogdaki gayet açıklayıcı tarifle yaptım.
Tabii ordaki kadar güzel olmadı. Ama ilk defa yapan biri için fena sayılmaz herhalde. 
Yapmak isteyenler buraya tık tık amigurumi pembe panter




     Pembe panterimin gözleri biraz şehla bakıyor değil mi?... :))
 Kızım çizgi film karakteri pembe panteri tanımıyor ama amigurumi pembe panterle severek oynuyor.

7 Nisan 2015 Salı

BU GÜN NE PİŞİRDİM
Etli Biber Dolması

        Nedendir bilinmez bu aralar yemek yapma konusunda pek bir isteksizim. Tabii böyle bir  durumda buzluğum imdadıma yetişiyor. Daha önceden hazırlayıp buzluğa attığım ne varsa bakıyor ve aralarından günün kurbanını seçiyorum. İşte bu günkü kurbanım da etli biber dolması oldu.
   
      Uzun uzadıya nasıl yaptığımı anlatmıycam.
      Dolmanın içini hazırlayıp biberleri dolduruyorum. buzdolabı poşetleri ile tek pişirmelik miktarda poşetleyerek buzluğa atıyorum. Pişireceğim zamansa buzluktan çıkarıp tencereye diziyorum ve çözülmesini beklemeden pişiriyorum.

       Ben dolmanın yanında patatesi de seviyorum. Onun için patatesleri soyup iri doğrayarak tencereye biberlerle yerleştiriyorum. Dolmaları makarnayla ve patatesle birlikte servis ediyorum.
MERHABA BLOGUM. ÖZLEMİŞİM LAF ARAMIZDA...
Okul, çocuklar. hastalıklar, işler-güçler derken bir de baktım aylar olmuş bloguma uğrayamamışım.
Zaman nasıl hızlı geçiyor benim için bilemezsiniz.
Bir türlü yapacaklarım bitmiyor ve zamanım bana yetmiyor.
Her neyse yaaani uzun aradan sonra işte buradayım.

12 Mart 2015 Perşembe

FIRINDA KABAK TATLISI

Kabak tatlısı sevdiğim tatlılardandır. Bazen seramik tencerede ocakta, bazen de fırınlayarak yaparım.
Fırındakinin tadı ayrı bir güzel oluyor bence. Hele köy kabağıysa...

İşte size tarifi...

Malzemeler:
2 kilo kabak
2 su bardağı şeker
1 çay bardağı ceviz içi
1çay bardağı kadar su


Yapılışı:
Kabakları soyup istediğimiz incelikte doğruyoruz.
Üstüne şekeri her yerine gelecek şekilde serpiştirerek ekliyoruz.
Çok az su ekleyip önceden ısıtılmış fırında 180 derecede kabaklar pişene ve suyunu çekene kadar pişiriyoruz. 
Üstünün çok kızarmasını istemezseniz fırın kabının üstüne yağlı kağıt serebilirsiniz.






Pişen kabakların üstüne ceviz içi koyarak servis ediyoruz


10 Mart 2015 Salı

KEREVİZ SALATASI


Malzemeler
3 adet havuç
3 adet kereviz
1 su bardağı ceviz içi
1 limon
1 küçük paket tava yoğurdu
tuz, kırmızı biber,kuru nane
isteğe baglı 1 diş sarımsak


Yapılışı:
Havuçları soyup rendeliyoruz.

Kerevizleri soyup rendeliyoruz. Kararmamaları için üzerine limonu sıkıp iyice ovuyoruz.


Cevizleri iri iri doğruyoruz. Tüm malzemeyi derin bir kapda harmanlıyoruz.


Tuzunu ayarlayarak tava yoğurdunun tamamını katıyoruz.
 Dilerseniz sarımsak da ezerek katabilirsiniz.





Salatamız servise hazır.
servis tabağına alınca üstünü kırmızı biber, kuru nane ve cevizle süsleyebiliriz.

AFİYET OLSUN



5 Şubat 2015 Perşembe

BU GÜN NE PİŞİRDİM


tosya sarıkılçık pirinciyle pirinç pilavi,
bayat ekmek köftesi
mercimek çorbası

Eşim Kastamonu'ya gittiğinde almıştı Tosya pirincini yanlış hatırlamıyorsam.
"Yapılışı farklıymış internetten bir araştır istersen" demişti.
Ben de araştırdım ve aşağıdaki gibi yaptım. Fena da olmadı hani.
Pirinç bizim alışık olduğumuzdan daha farklı görünüm ve tatta kesinlikle.
Ama daha doğal bir pirinç olduğuna eminim tabii...

Tosya Pirinciyle Pilav Nasıl Yapılır?

malzemeler

2su bardağı pirinç
3 su bardağı su
2 çay kaşığı tuz
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı tere yağı

Yapılışı:
Pirinci bir saat öncesinde bol tuzlu suya koyarak bekletiyoruz.
Pilavı yapacağımız tencereye 3 su bardağı sıcak su koyuyoruz(1 su bardağı pirince 1,5 su bardağı su denk gelecek).
Kaynamakta olan suya pirinci ve damak tadımıza göre tuzu ekliyoruz.
Kısık ateşte hiç karıştırmadan pirinci pişiriyoruz.Yaklaşık 25 dakika yeterli oluyor.
Pirinç tüm suyunu çekince, pirincimizi tahta bir kaşık yardımıyla genişçe bir kaba yavaşça aktarıyoruz. 
Pirinci pişirdiğimiz tencerede tere yağımızı eritiyoruz.
Pirinci tekrar tencereye kaşıkla yavaşça ekliyoruz.
Pirinci ezmeden karıştırıp her tarafının yağlanmasını sağlıyoruz.
Tencerenin kapağını ve ocağı kapatarak demlemeye bırakıyoruz.


 Bayat Ekmek Köftesi

Malzemeler
500 gr köftelik kıyma
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
1 yumurta
1/4 demet maydanoz
2-3 yemek kaşığı köftelik çekilmiş ekmek içi
tuz,karabiber,pul biber
kimyon

Yapılışı:
Soğan, sarımsak ve maydonozu ince kıyarak kıymayla harmanlayalım.
Yumurta, ekmek içi, tuz ve baharatları ekleyerek iyice özleşene kadar elimizle yoğuralım.
15 dakika dinlendirelim(Bu şart değil ama dinlendirilen köfte harcında tatlar daha iyi karıştığı için köftelerimiz daha lezzetli olur)
Yapışmaz tavada az yağla kızartalım.

29 Ocak 2015 Perşembe

AYVA REÇELİ


Ayva reçelini ben de eşimde pek severiz ama çocuklarımız ağızlarına sürmezler maalesef. Aslında dert etmiyorum. En nihayetinde şeker ağırlıklı gıdaları ne kadar az tüketirsek o kadar iyi olur..
  
Geçenlerde aldığım ayvaların tadını sevmedik ve yiyemedik. Eşimden biraz daha ayva almasını isteyerek bu ayvaları reçel yaparak değerlendirdik.

Her şey paylaşinca güzel diyerek annem, Aysun ve Fatoş'la da paylaştık  :))

Malzemeler:
8 adet iri ayva
8 su bardağı şeker
8 su bardağı un
1/2 limon
birkaç tane ayva çekirdeği


Yapılışı:
Ayvaları soyarak rendeleyelim. Ben ayvaları soyduktan sonra renk değiştirmelerini engellemek 
için içi su dolu bir kaba koyuyorum. 
Çekirdek katmak şart değil ama eğer çekirdekleriyle pişirişseniz  reçelinizin rengi daha parlak ve de daha kırmızımsı olur. 

Rendeleme işini de mutfak robotunda yapıyorum. Böylece daha az zaman harcıyor ve daha az yoruluyorum.



Rendelediğimiz ayvaları(çekirdeklerle birlikte) suyunu ekleyerek derin bir tencerede yumuşayana kadar kaynatıyoruz. 
Tencereye şekeri de ekleyerek 30-40 dakika daha kaynatıyoruz.
limon sıkarak 5 dakika daha kaynatıp ocağı kapatıyoruz.


Ben reçeli kaynar kaynar hemen kavanozlayıp kapaklarını da sıkıca kapatıyorum. tezgahımın üstüne ters çevirerek soğuyana kadar bekletiyorum. Böylece hiç bozulmadan uzun süre saklıyorum.






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...