13 Mayıs 2014 Salı

BİR TABAK, DÖRT TARİF

       Geçtiğimiz Cumartesi arkadaşlarımız miniğimize hayırlı olsuna gelmişlerdi. Dost muhabbetine tat katsın diye zevkle bir şeyler hazırladım. Daha önce de bahsettiğim gibi misafirlerimi hazır şeylerle ağırlamaktan hoşlanmıyorum. Fakat evde 3 çocukla misafir hazırlığı bir hayli de zor oluyormuş. Neyse ben geleneğimi bozmadım ve yine bir şeyler hazırladım tabii ki. kim tutar beni  :D

       İşte ikramlarım:


       Tabakta gördükleriniz sırasıyla:
  1. Yoğurtlu tavuklu iceberg salatası
  2. Havuçlu mozaik pasta
  3. Patatesli rulo börek
  4. Haşhaşlı pasta   
*************************************************************
Yoğurtlu, Tavuklu İceberg Salatası
       Malzemeler
  • 500 gr yörsan tava yoğurdu
  • 1 diş sarımsak
  • 1 büyükçe tavuk göğsü(eğer küçük ise 2 koyun)
  • 4-5 yaprak iceberg
  • 1 çay bardağı iri kıyılmış ceviz
  • tuz
  • nane
      Yapılışı:Tavuk göğsünü suda haşlayıp elinizle pilav üstüne koyulan gibi parçalayın. İcebergleri  çok ince olmayacak şekilde kıyın.Tavuk göğsü, iceberg ve cevizi derin bir kapta karıştırın.
    Sarımsağı döverek yoğurda karıştırın. Tuzunu ayarlayın.Sarımsaklı yoğurdu tavuklu karışımın üstüne ekleyerek iyice karıştırın. Servis yaparken üstüne nane serpin. 
     Aafiyet olsun...

************************************************************
     Havuçlu Mozaik Pasta


Malzemeler                                                      Çikolata Sosu:
•4 adet iri  havuç                                             1 paket çikolata sosu
•2 paket petibör bisküvi                                   500 ml süt                        
•1 çay bardağı fındık                                                   
•2 yemek kaşığı kakao                                               
•1 çay kaşığı tarçın                                                    
•5 yemek kaşığı şeker                                                 
•50 gr.tereyağı                                                             
•1 çay bardağı damla çikolata
•1 paket vanilya


  Yapılışı:

•Havuçları rendeleyip bir tencerede 1 su bardağı suyla pişirin.
•İçine şeker ve yağıda ilave edip 5 dakika daha pişirin.
•Bisküvileri elinizle ezerek iri olarak kırın.
•Havuç ve diğer bütün malzemeleri içine katın ve toparlanana kadar karıştırın
•Strech film üzerine karışımı döküp elinizle üçgen haline getirin.
•Sıkıştırarak sarıp dondurucuya kaldırın.
•Çikolatalı sosu paket üstündeki tarife göre hazırlayın.
4-5saat sonra çikolatalı sosundan gezdirip servis edebilirsiniz afiyet olsun.

*****************************************************************
Patatesli Rulo Börek




      Malzemeler
  • 4 adet patates, haşlanmış, rendelenmiş
  • 2,5 kibrit kutusu beyaz peynir
  • 2 yumurta
  • 1,5 su bardağı süt
  • 125gr tereyağı (eritilmiş, soğutulmuş)

      Ayrıca:
      4 yufka

      Üzerine:
  • 1 parça tereyağı
  • Arzuya göre kaşar peynir rendesi
  • Pul biber


      Yapılışı:Harç malzemelerini karıştırın. ilk yufkayı boş serip sadece yağlayın.Üç yufkayı her katına harçtan koyarak üst üste dizin. Kenarlarını içe kıvırıp rulo yapın.
      Ruloyu ikiye kesip bir tepsiye alın. Buzdolabında en az 1 saat dinlendirin. (dilerseniz bir gece önceden de yapabilirsiniz). Bu börek buzluğa da atılabilir.Buzluğa attıysanız  fırına koymadan 30 dakika önce buzluktan  alın.
      Fırına vermeden dilimleyip üst malzemelerini serpin, 200C'de pişirin. (Altı çabuk pişiyor, bu yüzden üzeri kızarmadı diye endişe etmeyin, altına bakarak kontrol edin)
      Yapımı çok kolay, lezzeti de çok güzel bir börek. Üstelik buzluğa atılabiliyor olması da harika bir özellik. Tam da çat kapı misafiri gelenlere göre. Deneyin, pişman olmazsınız...

*****************************************************************
Haşhaşlı Pasta




       Malzemeler
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı  mavi haşhaş
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket vanilya 
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay bardağı ceviz içi
  • 1 havuç
     Şerbeti
  • 2 su bardağı su
  • 1,5 su bardağı şeker
     Üst Sosu
  • 1 paket çikolata sosu
  • 500 ml süt
     Yapılışı: Havuçu soyup iri rendeliyoruz.Cevizi iri kıyıyoruz ve bir tutam unla unluyoruz (böylece kek pişerken cevizler dibe batmıyor)..Bir kapta irmik, haşhaş, un, kabartma tozu ve vanilyayı harmanlıyoruz.
      Yumurta ve şekeri köpük köpük olana kadar çırpıyoruz. Sıvı yağı da ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Harmanladığımız unlu karışımı da ekleyerek çırpma işlemini sonlandırıyoruz. Havuç ve ceviz içlerini de katarak spatulayla şöyle bir karıştırıyoruz(çok karıştırırsanız cevizleri buladığınız un hamura karışır ve cevizler pişerken dibe çökebilir).Hamur karışımını kare borcama döküp 180 derece fırında pişiriyoruz(Üstü ve altı hafif kızarana dek). 
      Şerbet malzemelerini bir tencereye koyup keki fırına attığımız anda en küçük ocağa koyuyoruz. Kaynayınca altını kısıp kek pişene kadar ocakta pişiriyoruz.
      Kek pişerken çikolatalı sosu da ocağa koyup paketin üstündeki tarife göre pişiriyoruz. Soğumaya bırakıyoruz.
      Pişen keki ve şerbeti ocaktan alıp ilk sıcaklıkları çıkana kadar (3-5dk.) bekliyoruz. Ardından şerbeti kekin üstüne bir kaşık yardımıyla yavaş yavaş ve her aynına gelecek şekilde döküyoruz. .Soğumaya bırakıyoruz. Soğuduktan sonra çikolata sosunu da dökerek spatulayla üstünü düzeltiyoruz.Dilerseniz üstüne hindistan cevizi serpebilirsiniz ama ben bu halini seviyorum. 
      Her yiyenin tarifini istediği hem göze hem mideye hitap eden harika bir pasta oluyor. Mutlaka deneyin derim ben...

Bu Gün Ne Yemek Yaptım

fırınlanmış kıymalı patlıcan ve tagliatelle makarna

          Öncelikle kalbi evlat sevgisini tattıktan sonra tüm canlılara bakış açısı değişen sevgi dolu ,şefkat timsali tüm annelerimizin anneler günü kutlu olsun.Evet anneler günü dündü. Biz de tatlı bir koşturmaca içinde geçirdik anneler gününü. Dünden sonra bu günü kendime tatil ilan etmiş bulunuyorum. Zira önümüzdeki günlerde yine çok misafirim olacak ve de sizinle yine tariflerimi bol bol  paylaşıcam gibi görünüyor.
          Her ne kadar tatil ilan etmiş olsam da ve de hiç yapmak istemesem de  tabii ki yemek yaptım yine. Bakalım bu gün ne pişirdim.
kıymalı patlıcan yemeği ve kremalı mantar soslu taglitelle makarna
            Kıymalı patlıcan yemeği
   Malzemeler
1 kg patlıcan
4 adet kabak
100 gr kıyma
2 havuc
8-10 tatlı sivri biber
1 kuru soğan
10-15 dal maydanoz
biber salçası
sıvıyağ
tuz, karabiber,kırmızı biber,kimyon(damak tadınıza  göre)

Yapılışı:
     Patlıcan ve kabakları alacalı soyarak ortadan bölün ve yassı yassı doğrayın. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye  koyarak üstüne tuz, karabiber ve de sıvı yağ ekleyerek harmanlayın. Önceden ısıttığınız fırında 180 derecede fırınlayın. Yemeğin lezzeti,  patlıcanların iyi fırınlanmasına bağlı olduğu için iyice pişmeden fırından almayın.






     Fırınlama işlemi devam ederken kuru soğan ve havuçları ince ince biberleri ise iri iri doğrayarak bir tavaya alın. Sıvı yağ ekleyerek orta ısıda kavurun. Kıymayı ekleyip kavurmaya devam edin. Kıymanın rengi değişince salça,tuz ve baharatları ekleyin.Yaklaşık bir çay bardağı da su ekleyip kapağını kapatarak pişirin. Suyunu tam çekmeden ateşten alın.
     Fırınlanan patlıcan ve kabakları bir tencereye alın. Kavurduğunuz kıymalı harcı  patlıcanların üstüne eşit miktarda dağıtın.Kısık ateşte 10-15 dakika pişirin.  Maydanozları da ince ince kıyarak en üste yayın ve ocağı kapatın.  Maydanozlar yemeğin buharıyla pişecek.
    Mis gibi kokan nefis bir yemek sizi bekliyor. Afiyet olsun.


  Kremlı Mantar Soslu Tagliatelle Makarna

Malzemeler
1 paket barilla tagliatelle makarna
2 paket süt kreması
8-9 mantar
3 dal taze soğan
2 diş sarımsak
2 kırmızı etli biber
1 kaşık tereyağı
tuz, karabiber




   Yapılışı: Makarnayı tuzlu suda paket üstündeki talimata göre haşlıyoruz. Suyunu sızdırıp üstüne soğuk su gezdiriyoruz. (Makarnamız aldente olacak. Çok  pişirilirse çabucak parçalanıyor.)
     Makarnanın sosunu hazırlamak için tüm malzemeleri doğruyoruz. Kırmızı biber ve sarımsağı tere yağında hafif kavuruyoruz.Sırasıyla taze soğan ve mantarları da ekleyerek kavurmaya devam ediyoruz. Mantarlar suyunu çekince kremayı, tuz ve karabiberi ekliyoruz. Karışım kaynayınca makarnayı da ekleyip hafifçe karıştırıyoruz.Altı kısık bir şekilde  makarna ve krema özleşene kadar pişirip ocaktan alıyoruz. (Makarnamız kremayı tamamen çekmeyecek, biraz sulu kalacak.)
    ben sıcak da soğuk da severek yiyorum. size de afiyet olsun.

9 Mayıs 2014 Cuma

 Bebek Poposu İçin Pamuk Hazırlama
     
      Ben oldum olası bebek cildine ıslak mendil kullanmaya karşıyım. Ne kadar ph'ını ayarlasalar da, alkolsuz ve antialerjenik deseler de bu ıslak mendiller bana itici geliyor doğrusu. Biz ıslak mendilleri bebeğin kustuğu yerleri temizlemek için, ilk müdahale malzemesi olarak kullanıyoruz.
     Doğum çantası hazırlıklarında da bahsetmiştim, bebeğimin poposunu temizlemek için pamukları kesip ıslatarak ve de kilitli poşete koyarak hazır bulunduruyorum.
     Aslında burada paylaşmayı hiç düşünmemiştim. Sonra bir arkadaşım bebeğinin poposunu makyaj pamuğuyla sildiğini söyleyince ona benim nasıl yaptığımı anlattım. Neden blogumda da paylaşmayayım ki diye düşünerek buraya yazmaya karar verdim. Şimdi resimleri ile nasıl hazırladığımı anlatacağım. Belki böylece birilerine faydam dokunur. 

    1.) Bize lazım olan sadece iyi kesen bir makas, bir paket pamuk,kaynatılıp soğutulmuş su, ve de ıslattığımız pamukları koymak için kilitli poşet...


      2.)Önce pamuğu ortasından dikine ikiye bölecek şekilde kesiyorum.


       3.)Elde ettiğim  uzunlamasına iki parçayı üst üste koyarak kare şeklinde parçalar kesiyorum. Tüm paketi bu şekilde keserek kesme işlemini bitiriyorum.


        4.)Kestiğim pamuklardan avucuma sığdırabilecek kadarını alıp lavaboda kaynatıp soğuttuğum suyla ıslatıyorum.İyice sıkarak suyunun fazlasını akıtıyorum. Burası önemli, çünkü eğer çok ıslak bırakırsanız bebeğinizin poposu pişik olabilir
.

            5.)Islatarak hazırladıklarımı kilitli poşete koyuyorum. Böylece bir yere giderken çantaya gönül rahatlığıyla koyuyorum. Kullanırken yukarıdaki resimde görüldüğü gibi ince katlar halinde ayrılıyor. Islak mendile kıyasla hem daha ekonomik, hem daha sağlıklı...
         
''BAHAR'' Sen Ne Güzel Bir Şeysin!

      Dün bebeğimizin aşısı için dışarı çıktık. Dönerken salına salına yürüyerek eve döndük miniğimle. Malum evde biri 3 aylık biri 23 aylık iki bebek olunca üstelik havalar da genelde yağışlı olunca dışarı çıkmak biraz güç oluyor. 
     Dün eve dönüşte ''Tüh yaa bu sene baharı evde geçirdim resmen.'' diye hayıflanırken buldum kendimi.
     Ben tüm mevsimleri ayrı ayrı severim. Kışı ağaçların gelin olmuş  halleriyle(kar yağınca ''ağaçlar gelin oldu'' derim ben...), giymeyi çok sevdiğim çizmeleriyle, yorgana sarılıp uyumasıyla, sıcak bir şeyler içtiğimde içimin de ısınmasıyla severim . Sonbaharı daldan düşen sarılı-kırmızılı yapraklarıyla, yapraklara basınca çıkan hışırtılı sesiyle, rüzgarıyla, yağmuruyla severim. Yazı güneşiyle, kemiklerime işleyen sıcağıyla, bol bol yediğimiz dondurmasıyla, akşam yaptığımız yürüyüşleriyle severim. Ya baharı...
     Baharı ayrı severim. Sanki doğayla birlikte her şey canlanıverir , renkleniverir birden.. Sabah kuş cıvıltılarıyla uyanmak bana cennetteymişim gibi hissettirir. Ağaçların tomurcuklanıp çiçek açmalarını dört gözle beklerim. Çocukluğumdan beri çiçeklerin her çeşidine bayılırım. Her bir çiçeğe baktıkça ''ALLAH'ım ne de güzel yaratmışsın.'' demekten kendimi alamam. Her şeyin çiçeklisini severim.Hele erguvanların görselliği beni bitirir. Ah İSTANBUL baharda ne de güzel olur.Şimdi her yer lalelerle süslenmiştir.Bu baharda gitmek nasip değilmiş. Ha bir de bahar deyince oğlum s.eymenin de çok sevdiği çilek unutulmamalıdır. Allahım o ne güzel kokan, leziz bir meyvedir. İnsanın yedikçe yiyesi gelir.
      Nerede bir çiçek görsem hemen resmini çekerim. İşte dün de öyle oldu. Aşıdan dönerken bir sürü resim çektim yine. Şimdi sizi o resimler ve de daha önce çektiklerimle baş başa bırakıyorum.

      Güller favori çiçeklerim. Gerçi çiçek olup da favorim olmayan çiçek de yok sanırım :)) Güllerin tamamı benim oturduğum mahallenin park ve bahçelerinden...






        Bu resimler de benim oturduğum semt olan Subayevleri'nin park ve bahçelerinden...








              Ortancalar... .Bu resimleri İstanbul'da annemlerle boğaz turu yaparken duraklayıp yemek  yediğimiz Anadolu Kavağı'nda çekmiştim. Ne güzel bir gündü....





      Bu erguvan ve çiçekli ağaç resimleri TAİ lojmanları'nda çekildi. Fatoş'umu  ziyarete gittikçe çekmiştim geçen yıllarda. İlk ve sonbaharda orası pek güzel olur.






   
      Hmmmm...Çilek... Baharın en güzel yanlarından biri. Bu resimler Rize'den, köyden. Geçtiğimiz yıllarda Ayşe teyzemiz küçük bir çilek bahçesi yapmıştı. İlk resimdeki minik olanlar dağ çileği... 





     Bu güzelim çilekleri ise dün akşam Adem Eniştemiz manavdan alıp getirmiş. Birlikte afiyetle yedik. Aksam florasan ışığıyla renkleri bi tuhaf çıkmış ama hem görüntüleri hem lezzetleri harikaydı.
                     


     Bu resimleri ise (sanırım üç hafta önceydi) Aysun ve Dursun Ali'yle gittiğimiz Gölbaşı pikniğinde çekmiştim.Böylece yılın ilk pikniğini de yapmış olduk.Hava bi açtı bi kapandı ama yine de çok güzeldi.



















Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...