27 Mayıs 2014 Salı

SEDAT'IN OKUMA BAYRAMI HAZIRLIKLARI-2
Oğluma Diktiklerim

        Sedat'ın Haziran'ın ilk haftası okuma bayramı etkinliği var. Daha önce de bahsetmiştim Çıkrıkçılar'da prens kostümü bulamayıp kumaş aldığımdan(bakınız sedat'ımın okuma bayramı hazırlıkları-1). İşte bu kumaşla sadece prens pelerini yapmayı düşüyordum ama artan kumaşları da değerlendirip bir kuşak ve kartondan yapacağım prens tacına kaplama yapmaya karar verdim.
       Öncelikle belirteyim dikiş kursuna gitmiş. dikiş dikmesini bilen biri değilim. Patron çıkarmayı da bilmem. Evimde dikiş makinem bile yok. Zaten olsa da kullanmayı bilmiyorum. Yaptıklarımın tamamını elimde dikiyorum. Hal böyleyken diktiklerim de pek fena sayılmazlar hani...Bir daha ki postumda çocuklarım için elde diktiğim şeylere yer vericem inşallah.
       Aşağıdakiler aldığım kumaş ve halk oyunu kıyafeti. Kumaş resimde göründüğünden daha parlak ve sarı. Halkoyunu kıyafetinin yeleğini giydirmeyip üzerine bir pelerin, bir kuşak ve prens tacıyla kombinleyerek prens kıyafetine dönüştüreceğiz. Bakalım nasıl olacak.
        
 Prens Pelerini
         Pelerinin içi dışı aynı parlaklıkta olsun istediğim için içine astarlık kumaş almadım. Çift en olan kumaştan 1m aldım. ikiye katladım. Oğlumun üzerinde deneyerek boyunu ayarladım. Bu işlem sırasında yakalıklı bir pelerin yapma fikri gelişti. Hemen orda oğlumun üstünde yakasını toplu iğneyle ayarladım.


         Pelerinin yanlarını oğlumun omuzlarında kalacak şekilde çaprazlamasına kestim ve diktim. Sonra da yakaya yuvarlak şekil vererek fazla kumaşı kesip çıkardım.Yakayı dikerek pelerinin dikişini tamamladım.



       
         Pelerinin kenarları boyunca adının ne olduğunu bilmediğim parlak simli şeriti diktim. Pelerinin boynuna simli altın rengi kurdale alıp dikerim diye düşünürken aklıma ''Bu şerit ne güne duruyor, niye bunu dikmiyorum ki?'' diye geçirdim ve hemen uyguladım.


         İşte prens pelerinimiz hazııııırrr. Şu anda kendimi çok beğenmiş durumdayım. Çünkü kumaşı aldığımda yapabileceğimden emin değildim ve nette bu konuyla ilgili bir uygulama bulamamıştım. Şükür ki kumaşı heder etmeden başardım dikmeyi.


            Prens Kuşağı
        Öncelikle evde hazır olan kuşağımızı ölçü alarak kumaşı kestim. 

         Kuşağın ortasından simli şerit geçmesini istediğim için bu şeridi de kumaşa ölçerek kestim.
         İlk olarak ortadan geçmesini istediğim şeridi her iki yanından misina iple kumaşa diktim.
       
         Kumaşın düzü içte kalacak şekilde kuşağın üç yanını teelledim ve diktim.

         Son kenarını dikmek için kumaşı düzüne çevirdim ve gizli dikiş atarak diktim.
       
          Kuşağımızın dört kenarına şeridi yine misinalı iple diktim.


        Arkasına da bir cırt cırt dikince kuşağımız hazııır. Evde cırt-cırtım yoktu o yüzden henüz dikmedim. Benim işim belli olmaz cırt-cırt almaya gidemezsem çıt-çıt da dikebilirim.(Tamamlanmışı papyonuyla beraber burada oğluma diktiklerim)


26 Mayıs 2014 Pazartesi

BOL RESİMLİ KARIŞIK BİR YAZI


       Oğlumun okulun başından beri istediği pipetlerden buldum sonunda. Aslında daha önce de bir tane bulup almıştım ama bulaşık makinesinde yıkanınca şekli bozuldu. Eğer siz de aldıysanız , siz siz olun bulaşık makinesinde yıkamayın.
       Minik minik şeylerle oynamayı pek seven Sedat pipetlerdeki hayvan figürlerini çıkarıp onlarla oynamaya başladı. Eğer pipetten çok o oyuncak için almamı istemediyse ben de bir şey bilmiyorum :))
       Aldığımız pipetlerin iki tanesini gittiğimizde kullanmak üzere babaannesinde bıraktık. Bir tanesi Ahmet, bir tanesi de Nurettin için :)

*************************
             Bu gördüğünüz şık kutu, yan resimdeki lalelerin kutusuydu. Evmanya  sitesinin Miss Goya markasından bu laleler. Hediye paketi istemediğim halde böyle güzel bir paketlemeyle elime ulaştı. Duvardaki yerini alacağı günü bekliyor sabırla... Miss Goya'da çok güzel dekoratif objeler var bu arada. Etnik Osmanlı tarzını ve nazar boncuklarını seviyorsanız ürünlere bakın derim.

        *******************************

        Bu pijamalar da Markafoni'den. Estiva diye bir marka. Doğum öncesi yatılı gelecek misafirlerim için  almıştım. Bayan takımının kalitesi iyi fakat erkek pijaması pek kaliteli çıkmadı.

********************



                         
 

 Bunlar kızıma son zamanlarda gelen hediyeler. Sağ olsun her gelen eli kolu dolu geliyor.

*************************
        Bu gördüğünüz dünya tatlısı, şeker pembesi radyo ise bizim kızların(Aysun ve Fatoş) anneme anneler günü hediyesi. Markası Goldmaster. Bilmem ama, fena halde göz koymuş durumdayım renginden dolayı. :))

*************************
        Bu tabaktakilerin ne olduğunu hemen tahmin ettiniz tabii. Karadeniz'in olmazsa olmazı tereyağı ve bal. Annemlerin kahvaltı gününde sunumu güzelleştirmek için tereyağını küçük silikon kek kalıplarında şekillendirdim. Eğer küçük silikon kalıbınız yoksa buz kalıplarını da kullanabilirsiniz.


***************************

                          Bu da annemle benim bu günkü ikindi çayı masamız....

*******************************

     başka bir karışık postta buluşmak üzere hoşça kalın...

25 Mayıs 2014 Pazar

TÜM İSLAM ALEMİNİN MİRAÇ KANDİLİ MÜBAREK OLSUN. ALLAH(C.C) HEPİMİZE BU GECEYİ HAKKIYLA GEÇİREBİLMEYİ NASİB ETSİN. 
AMİN.
SEDAT'IN OKUMA BAYRAMI HAZIRLIKLARI-1
Çıkrıkçılar Bana Hüsran Oldu

        Dün öğleden sonra ben, eşim ve Sedat Çıkrıkçılar'daydık. Oğlumun Haziran'ın ilk haftası yapılacak olan  okuma bayramında giyeceği kostümleri almaya gitmiştik. Sınıf annemizle yaptığım telefon konuşmasında oğlumun vals de yaptığını öğrendim! ( Bir çocuk bu kadar ketum olabilir mi yaaa.???) Aynı zamanda yapacakları tiyatro gösterisinde pamuk prenses ve yedi cücelerin prensini oynayacak ve subay şiiri okuyacak. Allah'tan onları yapacağını söylemişti de sınıf annemize iyice madara olmadım :)) Tabii Çıkrıkçılar'da aradığımız kostümleri bulamadık. Kostüm diken bir yere diktirelim dedik ama bir tane için yapamayacağını söyledi oradaki bayan. Tavrı da o kadar kötüydü ki alacağınız varsa da almaz çıkarsınız oradan. Allah biliyo ya çirkefe bağlayıp saçını başını yolasım geldi.
        Kafam attı bir kere. Prens tacını parlak renkli kartondan kendim yaparım dedim. Bir kumaşçıdan pelerin yapmak için kumaş aldık. Tabi onu da ben dikicem, iş başa düştü bi kere.  23 Nisan'da halk oyununda giydiği kıyafeti giydirip  tacı ve pelerini de taktı mı prens olacak artık :(
        Bir de oğluma sopalı at gerekiyor. Prens olur da atı olmaz mı? Tabi onu da bulamadık :(( Netten baktım ama ne fiyatlarını ne kendilerini beğenmedim. Nette sopalı at ararken çoraptan yapılan sopalı atları gördüm. kolay ve güzel. Onu da ben yapıcam sanırım.(bakınız oyuncak at yapılışı).  Alış-verişte ne şanssız bir gündü ama. Zaten girdiğimiz kumaşçıda gördüğüm o çok güzel kumaşları da alamadım. Oysa ne güzel masa örtüsü olurlardı...Eşime orada bi çıtlattım ''Bu kumaşlardan ne güzel masa örtüsü olur, alıp yapsam mı?'' diye, ama pek oralı olmadı. Eve gelince söylediğimde ''Ben senin ciddi olduğunu anlamadım.'' diye kendini savundu ama yutmadım tabii :)) Keşke orada tuttursaymışım ''isterim de isterim.''diye. Bir de akşam Aysun pelerin için aldığım kumaşı görünce ''A'aa  masa örtüsü için kumaş mı aldın.Ne güzel masa örtüsü olur bundan'' diyip yarama tuz biber ekti. Böhüüü diye ağlayasım geldi  resmen.





        Koca Çıkrıkçılar'da gezip de aldığımız oğluma simli- maskeli gözlük, doğum günü hediyesi sadaklı-hedef tahtalı, ok takımı, oğlumla aynı gün doğmuş olan yeğen Erdem'e bir gömlek, pastamızın üstüne koymak için mavi teelight mum(Şeker hamurunun üstünde delik açmamak için bu yolu buldum ama resmini çekmemişim maalesef), Sedat'ın prens pelerini için kumaş ve suyolu. Zamanımız kısıtlı olmasaydı hazır eşimle oraya düşmüşken bir alış-veriş çılgını gibi davranabilirdim aslında. Maalesef olmadı.
     
        Tüm bunlar bir yana oğlumla babası gezdiğimiz yerler boyunca beni de arada oyuna dahil ederek ebelemecilik oynadılar. Ben onları izlemekten ve arada oyuna katılmaktan çok keyif aldım. Onların da keyif aldıkları çok belliydi. Ayy ama benim ayaklarıma kara sular indi. Çarşı pazar dolaşmayalı bayağı bir zaman geçti tabii.
        Pelerin, sopalı at ve tacın yapımını da paylaşırım inşallah . Tabii becerebilirsem...
        Sağlıcakla kalın...



           Yaptıklarımı merak ediyorsanız buyurun buraya :))
sedatın okuma bayramı hazırlıkları-2 oğluma diktiklerim
sedatın okuma bayramı hazırlıkları-3 oğluma diktiklerim
Çoraptan sopalı at yaımı

24 Mayıs 2014 Cumartesi

BİR DOĞUM GÜNÜNÜ DAHA GERİDE BIRAKTIK.

        Aslında Sedat'ın doğum günü yarın. Hava güzel olursa 50.Yıl Parkında-açık havada-önce kahvaltı eder sonra doğum gününü kutlarız diye düşünüyordum. Böylece hem çocukların hem de vaktimin çoğu evde geçen benim daha çok hoşumuza gidecekti. Fakat eşimin pazar sabahı çalışacağını öğrenince bütün planlar değişti. Doğum gününü Cumartesi akşamına çektik.



        Bu da masamız. Muffinleri koyduğum borcamların streçlerini neden açmadıysam bilmiyorum. Masadaki kurabiyeler yeğenimiz Elif'ten. Rus salatası salata gurmemiz Aysun'dan. Daha bu masaya fotoğraf çekildiği sırada pişmekte olan börek Angry Birds'lü pastamız Fatoş'un yaptığı kısır da eklendi.Artık düşünün çeşitliliği... 
        Doğum gününün starı kesinlikle Angry Birds'lü kurabiyeler oldu. (bakınız Sedat'ımın Doğum Günü Hazırlıkları-1 ) Eşim bile benim yaptığıma inanmakta güçlük çekti. E haklı adam, sadece kurabiye pişirme aşamasını gördü. Süslemeleri eşimin işte, Sedat'ın okulda diğer iki çocuğumun da uykuda olduğu sabah saatlerinde yaptım. Aksi taktirde ayağımın altında dolaşan, bir şeyler isteyen, ağlayan,cırlayan bir topluluk tarafından sürekli işim kesintiye uğruyor.
        Pastamın tadı ve kıvamı umduğumdan güzeldi. Görünüşünü herkes beğendi. (bakınız sedatımın doğum günü hazırlıkları-3) Umarım tadını da beğenmişlerdir. Pastanın üstüne beyaz şeker hamurundan 8 rakamı yapıp delikli kısımlarına 2 adet koyu mavi teelight mum koydum. Böylece mumumuz da hamuru delmeden pastadaki yerini almış oldu.Yalnız nedendir anlayamadım şeker hamuru sulanmıştı.Pastayı kesince üstünden sıyrıldı.Sanırım bunun için bir araştırma yapmam gerekiyor. 
        Aslında şimdi Şevval'in kurabiyelerle çektiği Angry Birds hallerini yayınlamayı çok isterdim :)). Ama kişilik haklarına saygı duyduğum için yapmıycam tabii ki.
         
        
SEDATIMIN DOĞUM GÜNÜ HAZIRLIKLARI-3
Angry Birds'lü Butik Yaş Pasta
      
       Butik pasta mı? Kim? Ben mi? Aslında aklımda butik pasta yapmak hiç yoktu. Zaten şimdiye kadar da hiç yapmadım.Yapmayı da hiç düşünmedim. Taa ki butik kurabiye modellerine bakarken oğlumun Angry Birds'lü bir pastayı gördüğü o ana kadar tabii. Bu çocuklar insana kendini aşma şevki veriyor doğrusu. Aslında hep yaptığım tariflerden biriyle normal bir pasta yapıp üstüne mumları konduracak olan ben kolları sıvadım butik pasta yapıcam diye. 

                                                
          Ne kelepçeli kalıbım ne de pasta kesme bıçağım var. Düşündüm ve pandispanyamı üç ayrı parça olarak pişirmeye karar verdim. Fena da olmadı.            

        Pastamın ilk katına çilek koydum. resmi bulanık çekmişim ama fikir verir diye koydum.


         İkinci kata ise muz ve damla çikolata koydum ama tabii ki resmini çekmeyi unutmusum. tam en üstün kremasını koyarken hatırlayıp bi yan görünüş çekiverdim.


        Bu da pastamın bitmiş hali. Tarifini pazartesi paylaşıcam inşallah...



      Pastanın kaplamasını ve süslemelerini oğlumla birlikte yaptık. çok sevdi bu işi. Yakında pastacı olursa şaşırmam doğrusu...İşte pastanın süslenmiş son hali:




        Gördüğünüz gibi pastam da tıpkı kurabiyelerim gibi yamru yumru oldu. Şeker hamurunu ince açmışım. Pastanın üstüne yerleştirirken patladı. Şeker hamurunu kaldırıp atmaya kıyamadım, zaten başka mavi rengim de yoktu.Patlak yerlerini desenlerle kamufle ettim. Yalnız bu pastanın üstüne sanırım mum koyamıycaz. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...